Artık patronlar ve işçiler yok; dijital toprakların sahibi 'Tekno-Lordlar' ve o topraklarda bedavaya çalışan kullanıcılar var. Yunan ekonomist Yanis Varoufakis’in 'Teknofeodalizm' dediği bu yeni düzende, her beğenimiz ve her mesajımız, dev teknoloji şirketlerinin gücüne güç katıyor.
Sabah uyanıyor ve dün paylaşılan fotoğraflara bakıyorsunuz, ardından işe giderken online haritanızı açıp yolu takip ederken, müzik uygulamasından sevdiğiniz şarkıları dinliyorsunuz. Akşam döndüğünüzde ise yine platformlar üzerinden video ya da dizi izliyorsunuz.
Sıradan bir gün gibi, değil mi? Ama Yanılıyorsunuz.
Aslında şu an bir mesaidesiniz, üstelik maaş da almıyorsunuz.
Yunan ekonomist ve eski maliye bakanı Yanis Varoufakis'e göre artık geleneksel iktisatın tanımladığı bir "piyasa" yok. Piyasaların yerini şirketlerin yönettiği devasa alanlar aldı.
Bu sisteme göre Mark Zuckerberg, Jeff Bezos veya Elon Musk bir CEO değil, çağımızın derebeyleri.
Söz konusu ekonomik sistemin adı ise Teknofeodalizm
Eskiden toprak beyleri arazinin sahibiydi. İnsanlar bu araziyi işler ve maaş alırdı. Sanayi devrimiyle birlikte toprak beylerinin yerini fabrikatörler aldı. Bu kez çalışma sahası da fabrikalar oldu. Şimdi ise güç tekno-lord'ların elinde.
Bu tekno-lordların toprağı veya fabrikası yok. Onların toprakları dijital mecralar. İnsanlar ise burada içerik üreterek çalışıyor.
Bir uygulamada yapılan her kaydırma veya her beğeni aslında bir veri üretimi.
Bu veri lordların algoritmalarını besliyor, onları daha akıllı, daha güçlü ve daha zengin yapıyor.
Tekelleşme davaları, milyar dolarlık cezalar... Hiçbiri onları durduramıyor. Çünkü onlar artık devletlerden bile daha fazla veriye, yani güce sahip.
Bu şirketler devasa boyutta veriye sahip. Bunu kullanarak insanların ne düşündüğünü, düşünebileceklerini hesaplıyorlar. Bu ekonomik olduğu kadar politik de bir güç, seçimleri bile etkileme imkanları var.
Bu ekonomik dönüşüm sadece üretimi değil, para kavramını da değiştirdi.
Bitcoin "Merkeziyetsizlik" iddiasıyla hayatımıza girdi, merkeziyetsizliğiyle bu kalelerin surlarını yıkacak bir halk devrimi gibi doğmuştu. Ancak teoriye göre bu isyan başarısız olmuş olabilir...
Çünkü o dijital altın madenleri artık halkın değil, dev finans kuruluşlarının.
Geleneksel Kapitalizm yerini sessiz sedasız bu tekno feodal düzene bıraktı.
Şimdi soru şu; insanlar gerçekten teknolojinin nimetlerinden faydalanan bireyler mi? yoksa yeni sistemin çalışanları mı?
Cevap belki de elimizdeki telefonda gizli.
Okumaya devam et...
Sabah uyanıyor ve dün paylaşılan fotoğraflara bakıyorsunuz, ardından işe giderken online haritanızı açıp yolu takip ederken, müzik uygulamasından sevdiğiniz şarkıları dinliyorsunuz. Akşam döndüğünüzde ise yine platformlar üzerinden video ya da dizi izliyorsunuz.
Sıradan bir gün gibi, değil mi? Ama Yanılıyorsunuz.
Aslında şu an bir mesaidesiniz, üstelik maaş da almıyorsunuz.
Yunan ekonomist ve eski maliye bakanı Yanis Varoufakis'e göre artık geleneksel iktisatın tanımladığı bir "piyasa" yok. Piyasaların yerini şirketlerin yönettiği devasa alanlar aldı.
Bu sisteme göre Mark Zuckerberg, Jeff Bezos veya Elon Musk bir CEO değil, çağımızın derebeyleri.
Söz konusu ekonomik sistemin adı ise Teknofeodalizm
Eskiden toprak beyleri arazinin sahibiydi. İnsanlar bu araziyi işler ve maaş alırdı. Sanayi devrimiyle birlikte toprak beylerinin yerini fabrikatörler aldı. Bu kez çalışma sahası da fabrikalar oldu. Şimdi ise güç tekno-lord'ların elinde.
Bu tekno-lordların toprağı veya fabrikası yok. Onların toprakları dijital mecralar. İnsanlar ise burada içerik üreterek çalışıyor.
Bir uygulamada yapılan her kaydırma veya her beğeni aslında bir veri üretimi.
Bu veri lordların algoritmalarını besliyor, onları daha akıllı, daha güçlü ve daha zengin yapıyor.
Tekelleşme davaları, milyar dolarlık cezalar... Hiçbiri onları durduramıyor. Çünkü onlar artık devletlerden bile daha fazla veriye, yani güce sahip.
Bu şirketler devasa boyutta veriye sahip. Bunu kullanarak insanların ne düşündüğünü, düşünebileceklerini hesaplıyorlar. Bu ekonomik olduğu kadar politik de bir güç, seçimleri bile etkileme imkanları var.
Bu ekonomik dönüşüm sadece üretimi değil, para kavramını da değiştirdi.
Bitcoin "Merkeziyetsizlik" iddiasıyla hayatımıza girdi, merkeziyetsizliğiyle bu kalelerin surlarını yıkacak bir halk devrimi gibi doğmuştu. Ancak teoriye göre bu isyan başarısız olmuş olabilir...
Çünkü o dijital altın madenleri artık halkın değil, dev finans kuruluşlarının.
Geleneksel Kapitalizm yerini sessiz sedasız bu tekno feodal düzene bıraktı.
Şimdi soru şu; insanlar gerçekten teknolojinin nimetlerinden faydalanan bireyler mi? yoksa yeni sistemin çalışanları mı?
Cevap belki de elimizdeki telefonda gizli.
Okumaya devam et...