Arama Sonuçları

     
  1. S

    Hikaye Keloğlan Düdük Helva - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN DÜDÜK HELVA Bir varmış, bir yokmuş. Bir işte çalışmayan, gezip dolaşmayı seven bir Keloğlan varmış. Bu Keloğlan komşu kasabada gezerken, tellanın sesini duymuş: " Ey ahali, duyduk duymadık demen, yola çıkıverin hemen, menekşe sokağında, yengenin konağında helva günü yapılıyor. Buyrun...
  2. S

    Hikaye Keloğlan'ın İkizi - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN'IN İKİZİ Bir varmış bir yokmuş. Evvel zamanda bir Keloğlan varmış. Bu Keloğlan kasabaya gitmiş. Keloğlan'ı han odasından gören İsmail adındaki genç adam gözlerine inanamamış. Gördüğü tıpkısının aynısı kendisiymiş. Elbiseler farklıymış. Onun elbiselerini ben giysem herkes beni o...
  3. S

    Hikaye Keloğlan Sıtma Savaşı - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN SITMA SAVAŞI Eski zamanlarda bir ülkenin padişahının yüz tane çocuğu varmış. Bu çocukların ellisi oğlan, ellisi kızmış. Padişah oğlanlar büyüdükçe onları değişik şehirlere sancak beyi olarak göndermiş. Kızlarını ise, sevdikleri gençlerle evlendirmiş. Sadece biri, evlenmeye yanaşmamış...
  4. S

    Hikaye Keloğlan Dev Fare - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN DEV FARE Bir varmış, bir yokmuş. Bir dev fare varmış. Aha manda kadarmış. Fare, fare, dev fare, nasıl geldin bu hale? Ne yedin de böyle oldun, bir göründün, bir kayboldun. " Dağda, bayırda gezerim, ne bulursam onu yerim. Kedilerin düşmanıyım, yakalarsam kedi de yerim. " Aman fare...
  5. S

    Hikaye Keloğlan Bebek Dev - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN BEBEK DEV Bir varmış, bir yokmuş. Bir Keloğlan varmış. Bol bol yemek yer, bel bel bakınır, yan gelip yatarmış. Anası bir gün kızmış Keloğlan'a: " A benim kel oğlum. Bütün gün yatmasan, bir işe yarasan, bak önümüz kış, dağdan odun kır getir, benden sana alkış. " demiş. Bunun üzerine...
  6. S

    Hikaye Keloğlan Karga Ve Sucukçu Arif - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN KARGA VE SUCUKÇU ARİF Başlarında baba yok ya, senenin birinde Keloğlan ile anası epey yokluk çekmişler. Kış yaklaşıyormuş ama kiler bomboşmuş. Sabah, akşam tarhana çorbası içe içe Keloğlan’ın ağzında yara çıkmış. Bir de acıyormuş o yara ki, sormayın gitsin. Kısacası yoksulluk batağına...
  7. S

    Hikaye Keloğlan Don Kişot'a Karşı - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN DON KİŞOT'A KARŞI Bir varmış, iki varmış, üç varmış, beş varmış. Bir Keloğlan varmış. Canı çalışmak istemezmiş, bütün gün evde yan gelip yatarmış. Bir de Don Kişot varmış. Yel değirmenlerine savaş açmış. Nerede bir yel değirmeni görse hücum deyip saldırırmış. Don Kişot'un yolu bir gün...
  8. S

    Hikaye Yufka Yürekli Örümcek - Serdar Yıldırım

    YUFKA YÜREKLİ ÖRÜMCEK Terkedilmiş, boş bir evin çatı katındaki tek odada bir örümcek ailesi yaşıyordu. Bu örümcek ailesi, anne örümcek ile üç yavrusundan ibaretti. Anne örümcek ağını camı tamamen kırık pencerenin arkasında bulunan iki dolabın arasına germişti. Gündüzleri güneş ışınları sayesinde...
  9. S

    Hikaye Horoz Kahraman İle Vahşi Kediler - Serdar Yıldırım

    Anne tavuk akşamüstü civcivlerini topluyordu: " Gelin bakalım, gelin, civcivlerim benim. Koşun yanıma, gelin, toplanın şöyle. Aaa... Ama siz dört tanesiniz, beş tane olmanız lazımdı. Biriniz eksik. Kardeşiniz nerede, gören olmadı mı? " " Ben görmedim. " " Ben görmedim. " " Ben de görmedim. " "...
  10. S

    Hikaye Karagöz İle Hacivat: Buzağı

    KARAGÖZ İLE HACİVAT: BUZAĞI Karagöz ile Hacivat yolda karşılaşırlar. Karşılıklı selamlaşmadan sonra iş arayan Karagöz'ün moralinin bozuk olduğunu gören Hacivat, ona derdini unutturmak için, bilmece sormaya karar verir: " Karagözüm, sana bir bilmece sorayım da cevabını ver. Öküz altında...
  11. S

    Hikaye Serdar Yıldırım Fabl Hikayeleri

    BİZİM KÖYLÜ İLE PAPAĞAN Eski zamanlarda yaşayan bir köylü, ormanda yaralı bir papağan bulmuş. Papağanın yarasını saran köylü, onu bir kafese koymuş. Tarlaya giderken, ekin biçerken papağanı yanında götürürmüş. Geldi zaman, geçti zaman papağan iyileşince bizim köylü papağanı serbest bırakmış...
  12. S

    Hikaye Katil Sakız - Serdar Yıldırım

    KATİL SAKIZ On beş yaşındaki iki kız arkadaş Gizem ile Çağla evin balkonunda oturmuş, konuşuyorlardı. Aniden bir güvercin geldi ve bahçedeki ağaçlardan birine kondu. Güvercini gören Çağla çiğnemekte olduğu sakızı ağzından çıkardı: " Bak Gizem, şu sakızı güvercine atacağım. Güvercin sakızı...
  13. S

    Hikaye Hurdacının Aşkı - Serdar Yıldırım

    HURDACININ AŞKI Hurdacı genç el arabasıyla hurda toplamaya çıkmıştı: " Haydi, demir alırım, bakır alırım, alüminyum alırım, sarı alırım. " diye bağırıyordu. Çok zengin, katları, yatları, köşkleri, fabrikaları bulunan bir ailenin kızı olan Hülya, üstü açık, spor arabasıyla köşkün bahçesinden...
  14. S

    Hikaye Altın Elma - Serdar Yıldırım

    ALTIN ELMA Genç bir adam bisikletiyle, dedesini görmek için, Elmalı Köyü’ne gidiyormuş. Genç, uzun süre yol aldıktan sonra toprak yola girmiş. Toprak yolda giderken, bisikletin lastiği patlamış. Bisikletini ilerideki çalılıklara saklamış, dönerken bisikletini almayı umuyormuş. Kestirme olsun...
  15. S

    Hikaye Ağlayan Ağaç - Serdar Yıldırım

    AĞLAYAN AĞAÇ Bir bahçenin ortasındaydı, her zaman neşeliydi, güler yüzlüydü. Bahçedeki ağaçlara kendi uydurduğu masalları anlatırdı. Böylece aradan uzun yıllar geçti. Eski evler yıkılıp apartmanlar yapılmaya başladı. Bahçe asfalt yol oldu, ne dut ağacı kaldı, ne erik, ne armut ağacı.. Hepsi...
  16. S

    Bilgi Dev Hamsi - Serdar Yıldırım

    DEV HAMSİ Yavru hamsi annesi ile birlikte Karadeniz’de yaşıyormuş. Onlar sık sık deniz yüzeyine çıkıp etrafı seyrediyormuş. Yavru hamsi annesini sorduğu sorularla bunaltıyormuş: “ Anne, bu dünya niye var? Sen neden varsın? Ben neden varım? Bu deniz niye dalgalı? Neden büyük balıklar küçük...
  • Geri
    En Üst Alt